ROMALILARA MEKTUP
(Tanrı’nın Kayra
İlkesi)
Önsöz
Birinci yüzyılda her yere dağılmış
inanlılar topluluklarını ve topluluk
liderlerini eğitmek, yüreklendirmek
ve Mesih bağlılığında bağdaştırmak için
genç kilise topluluklarına Tanrı esinlemesiyle
yazılan mektupları okuruz İncil’de.
Toplamı yirmi bir olan bu mektupların
ana konusu Tanrı katında kişinin nasıl
doğruluğa erişebileceği, bağlıların
nasıl eğitileceği, toplulukların ne
yolda yönetileceğidir. Bunlardan on
üçünü yazmak için Tanrı haberci Pavlos’u
seçti ve esinledi.
Önemi çok yüksek olan Romalılar
Mektubu 58 yılında Pavlos’un üçüncü
haber gezisi sırasında Korintos kentinden
yazıldı. Mektup iki önemli kesime ayrılır:
ÖĞRETİ (Bölüm 1-11), UYGULAMA (Bölüm
12-16). Ana konu insanın günahlılığıdır;
İsa Mesih’e iman ederek doğrulukla donatılmak,
Kutsal Ruh’la dolup Tanrı’yı hoşnut
eden yaşamı yaşamaktır.
İlk kesimde karşımıza insanla ilgili
üç konu çıkıyor: 1- Evrensel Suçluluk
(1-3), 2- Kişisel Günahlılık (7:15-24);
3- Tanrısal Egemenlik (9:7-18). Mektubun
ana konusu 1:16-17’de açıklanmaktadır.
Eski Antlaşma’dan gelen bu köklü gerçek
(bkz. Habakkuk 2:4). Galatyalılar’a
Mektup 3:11 ve İbraniler’e Mektup 10:38’de
de konu edilmekte, tanrıbilim öğretisinin
temeli olarak belirtilmektedir.
Bu yazı şöylece özetlenebilir:
I.
Herkes
doğrulukla donatılmaya gereksinimli
1:1-3:20.
II.
Suçluluk
kesindir, doğruluk kayrayladır 3:21-5:11.
III.
Adem’le
birlik, Mesih’le birlik 5:12-7:25.
IV.
Tanrı
tasarılarının bütünlenmesi 8:1-9:5.
V.
Egemen
Tanrı isteği uyarınca seçilenler 9:6-11:36.
VI.
Mesih’e
imanın uygulanışı 12:1-16:27.
Özel Açıklama 1-7
Mesih İsa’nın uşağı, haberci
olmaya çağrılan, Tanrı’nın Sevinç Getirici
Haberi’ni yaymaya atanan Pavlos’tan.
2Tanrı’nın peygamberleri
aracılığıyla Kutsal Yazılar’da önceden
vaat ettiği Sevinç Getirici Haber. 3Bu Haber O’nun
Oğlu Mesih’e ilişkindir. O, beden açısından
Davut soyundan doğan, 4kutsallık ruhu
açısından ölüler arasından dirilerek
güçlülükle Tanrı Oğlu belirlenen Rabbimiz
İsa Mesih’tir.
5O’nun aracılığıyla
kayra ve habercilik görevini aldık.
O’nun adının yayılması için bütün uluslar
arasında iman buyruğuna uymayı tanıtalım
diye.. 6Sizler de bunların
arasında İsa Mesih’in çağrılılarısınız.
7Roma’da bulunan
hepiniz, Tanrı’nın sevdikleri, kutsal
yaşam çağrılıları.. Sizlere Babamız
Tanrı’dan ve Rab İsa Mesih’ten kayra
ve esenlik gelsin.
Dua ve Teşekkür
8-12
8En başta, hepiniz
için İsa Mesih aracılığıyla Tanrıma
teşekkür sunarım. Çünkü imanınız tüm
dünyada yayılıyor. 9Oğlu’nun Sevinç
Getirici Haberi’nde canla başla kendisine
ruhsal hizmet sunduğum Tanrı tanığımdır:
Hiç ara vermeden sizleri anıyorum. 10Tanrı isteğiyle
yakın dönemde bir yoldan yanınıza gelebilmek
için sürekli dua ediyorum. 11Bu isteğimin nedeni
sizleri özlemiş olmamdır. Destek bulasınız
diye sizlere ruhsal bir bağış sağlamak
istiyorum. 12Öyle ki, siz de
ben de imanımızda birbirimizi karşılıklı
yüreklendirelim.
Özel Bilgi 13-15
13Kardeşlerim, sizleri
bilgisiz bırakmak istemem. Kaç kez yanınıza
gelmeyi tasarladım ama şu ana dek engellendim.
Öteki uluslar arasında olduğu gibi sizin
aranızda da ürün toplamayı amaçladım.
14Yunanlılar’a* da Barbarlar’a da, akıllılara da aklı kıt olanlara
da borçluyum. 15Bu nedenle Roma’da
bulunan sizlere de Sevinç Getirici Haber’i
müjdelemek için sabırsızlanıyorum.
Sevinç Getirici
Haber’in Yeterliliği 16,17
16Çünkü, Sevinç Getirici
Haber’e bağlılığımdan utanç duymuyorum.
Çünkü her iman edene kurtuluş sağlayan
Tanrı gücüdür; ilkin Yahudi’ye hem de
Yunanlı’ya. 17Çünkü Tanrı’nın
insanı doğruluğa iletmesi Sevinç Getirici
Haber’de açıklanır. İmana dayanan, imana
ulaştıran doğruluktur bu. Tıpkı yazılı
olduğu gibi, ‘Doğru kişi imanla yaşayacaktır.’
DOĞRULUĞA GENEL
GEREKSİNİM
İnsanlığın Suçluluğu
18-32
18Kötü tutumlarıyla
gerçeğe set çeken insanların tüm tanrısaymazlığına
ve kötülüğüne karşı Tanrı’nın öfkesi
gökten açıklanır. 19Çünkü Tanrı’ya ilişkin ne varsa onlara
belirgindir; Tanrı bunu onlara açıklamıştır.
20O’nun göze görünmeyen
nitelikleri –başlangıcı sonu olmayan
gücü ve tanrılığı– dünyanın yaratılmasından
bu yana yapılan işlerden anlaşılmakta
ve açık açık görülmektedir. Öyle ki,
hiç özürleri olmasın. 21Çünkü Tanrı’yı
bilmelerine karşın, O’nu ne Tanrı olarak
yücelttiler, ne de teşekkür sundular.
Tam tersine, tasarılarında boş savlara
kapıldılar ve anlayıştan yoksun akılları
kapkaranlık oldu. 22Bilgelik taslarken
akılsızlığa sürüklendiler. 23Ölümsüz Tanrı’nın
yüceliğini ölümlü insanla, kuşlarla,
dört ayaklı yaratıklarla ve sürüngenlere
benzer canlılarla değiştirdiler.
24Bu nedenle, Tanrı
onları yüreklerinin tutkusunda iğrençliğe
teslim etti. Bu işlerle kendi aralarında
bedenleri aşağılansın diye. 25Onlar Tanrı’nın
gerçeğini yalanla değiştirdiler; Yaratan’dan
çok yaratığa tapındılar, ona hizmet
sundular. Tanrı çağlar boyunca kutlansın.
Amin.
26Bunun için Tanrı
onları edepsizlikle ilgili utandırıcı
isteklere teslim etti. Kadınları, doğal
ilişkiyi doğala ters düşen ilişkiye
dönüştürdüler. 27Bunun gibi erkekleri
de kadınla doğal ilişkiyi bırakıp isteklenmelerinde
birbirlerini özleyerek yanıp tutuştular.
Erkekler erkeklerle utanmazlık ettiler
ve sapıklıklarına yaraşan karşılığı
kendi varlıklarında buldular.
28Tanrı’yı bilme
aşamasına gelmeyi onaylamadıklarından,
Tanrı onları uygunsuz işler yapmaları
için onaylanmayan düşünceye teslim etti.
29Onların varlığında her tür bozukluk, aşağılık,
açgözlülük, kötülük doldu taştı. Kincilik,
adam öldürücülük, kavgacılık, düzenbazlık,
bayağılık onları tepeden tırnağa dek
sardı. Dedikoducular, 30başkalarını çekiştirenler,
Tanrı’yı yerden yere vuranlar, onu bunu
aşağı görenler, büyüklenenler, övünenler,
uygunsuz işler düzenleyenler, ana baba
sözü dinlemeyenler, 31düşüncesizler,
sözünde durmayanlar, sevgi nedir bilmeyenler,
sevecenlikten yoksun kişiler. 32Bu işleri yapanlara
ölüm yaraşır diyen Tanrı’nın hak yargısını
bilmelerine karşın, bunları salt yapmakla
yetinmezler, üstelik yapanları da onaylarlar.
Tanrı’nın Yansız
Yargılaması 1-11
Bu nedenle ey yargı yürüten insan! Kim
olursan ol hiç özrün yok. Çünkü başkasına
yargı yürüttüğün konuda kendine karşı
yargı yürütmektesin. Çünkü yargı yürüten
sen, aynı işleri uygulamaktasın. 2Bunları yapanlara
karşı Tanrı yargılamasının gerçek kapsamında
uygulandığını biliyoruz. 3Bunları yapanlara
karşı yargı yürüten, öte yandan aynısını
kendisi yapan insan! Tanrı yargılamasından
kaçıp kurtulacağını mı sanıyorsun sen?
4O’nun iyi yürekliliğinin,
cezayı erteleyişinin, katlanışının ululuğunu
mu küçümsüyorsun? Tanrı’nın iyi yürekliliğinin
seni günahtan dönmeye yönelttiğini bilmezlikten
mi geliyorsun?
5Doğruluğa dayanan
Tanrı yargılamasının evrene açıklanacağı
öfkeli yargılama gününde, katılığına
ve günahtan dönmeye yanaşmayan yüreğine
yaraşır biçimde, kendine karşı öfke
biriktiriyorsun sen. 6Tanrı herkese işlerine
göre karşılık verecektir. 7Sabırla, yararlı
işlerle yücelik, onur ve kalıcılık arayanlara
sonsuz yaşam; 8öte yandan sürtüşmecilere,
gerçeğe sırt çevirip düşüklüğü kucaklayanlara
öfke ve kızgınlık uygulanacak. 9Kötülük işleyen
herkes acı ve üzüntü çekecek: İlkin
Yahudi hem de Yunanlı. 10Öte yandan yararlı
işler yapan herkese yücelik, onur ve
esenlik gelecek; ilkin Yahudi’ye, hem
de Yunanlı’ya. 11Çünkü Tanrı insanlar
arasında ayrım gözetmez.
Tanrı Yargılaması
Saptanacaktır 12-16
12Ruhsal yasayı bilmeden
günah işleyenlerin tümü*
ruhsal yasa öneme alınmaksızın mahvolacak.
Ruhsal yasa kapsamında günah işleyenlerin
tümü de ruhsal yasa yoluyla yargılanacak.
13Çünkü Tanrı katında
doğru kişiler ruhsal yasanın duyucuları
değildir. Tersine, doğrulukla donatılanlar
ruhsal yasanın uygulayıcılarıdır. 14Çünkü ruhsal yasaya
sahip olmayan uluslar, ruhsal yasaya ilişkin gerekleri
kendiliklerinden uyguladıklarında, ruhsal
yasaya sahip olmamalarına karşın, kendi
kendilerine yasa görevi görürler. 15Bu insanlar tutumlarıyla,
ruhsal yasaca buyrulanların öz yüreklerinde
yazılı olduğunu gösterirler. Vicdanları
kendileriyle birlikte tanıklık eder.
Birbiriyle çelişen düşünceleriyse ya
onları suçlar ya da savunur. 16Tanrı insanların
yaşamındaki gizli kapaklı sorunları
O Gün İsa Mesih aracılığıyla yargılar.
Benim Sevinç Getirici Haberim uyarınca
uygular bunu.
Ruhsal Yasayı Bilenlerin
Yargılanması 17-24
17Gelelim sana Yahudi
adını taşıyana, ruhsal yasaya güvenene,
Tanrı’yı bilmekle övünene, 18ruhsal yasanın
ışığında eğitildiğinden O’nun isteğini
tanıyana, üstün değerleri onaylayana.
19Görmeyenlerin yöneticisi
olduğuna güven besleyene, karanlıkta
yürüyenlere ışık verene, 20akılsızların eğitmenine,
bilgisizlerin öğretmenine. Ruhsal yasada
bilgi ve gerçeğin özüne sahip olana.
21Başkasına öğreten
sen, kendine öğretmez misin? Çalmamak
konusunda sözü yayan sen, kendin çalar
mısın? 22Evlilik dışı cinsel
bağlantıya girme diyen sen, evlilik
dışı cinsel bağlantıya girer misin?
Yalancı tanrılardan iğrenen sen, tapınak
yağmacılığı eder misin*? 23Ruhsal yasayla
övünen sen, ruhsal yasaya karşı suç
işleyerek Tanrı’yı yermektesin. 24Kitap’ta yazılı
olduğu gibi, ‘Çünkü Tanrı’nın adı uluslar
arasında sizin yüzünüzden kötülenmektedir.’
Yüzeysel Bilgi
mi, Yüreksel Uygulama mı? 25-29
25Eğer ruhsal yasayı
uyguluyorsan, sünnet gerçekten yararlıdır.
Ama ruhsal yasaya karşı suç işleyen
biriysen, sünnetli olman sünnetsizlikle
eşit tutulur. 26Çünkü ruhsal yasanın
kurallarını uygulayan sünnetsiz kişinin
sünnetsizliği sünnetlilik sayılmaz mı?
27Öyleyse, bedence
sünnetsiz olan ama ruhsal yasayı uygulayan
birey, Kitap’ta yazılanları bilmene
ve sünnetli olmana karşın, ruhsal yasa
önünde suç işleyen seni yargılayacaktır.
28Çünkü kişi ne dıştan
öyle görünmekle Yahudi olabilir, ne
de bedence dıştan sünnetli görünmekle
sünnetli olabilir. 29Tam tersine, gerçek
Yahudi iç yaşamda böyle davranan, yüreği
sünnet edilmiş insandır. Yasa’da yazılanlarla
değil, ruhla yöneltilendir. Onun övgüsü
insanlardan değil, Tanrı’dandır.
Her Durumda Doğru
Olan Tanrı 1-8
Öyleyse, Yahudiler’in taşıdığı özellik
nedir? Ya da sünnetliliğin yararı ne
olabilir? 2Her bakımdan çoktur.
Her şeyden önce, Tanrı sözleri Yahudiler’e
emanet edilmiştir. 3İçlerinden bazıları
güvenilmezliğe kaydıysa ne olmuş? Onların
güvenilmezliği Tanrı’nın güvenilirliğini
geçersiz mi kılar? Hiçbir zaman! 4Herkes yalancı
olsa bile, Tanrı gerçek olmalı. Kitap’ta
yazılı olduğu gibi:
“Böylece sözlerinde doğru çıkasın.
Yargıya oturduğunda üstünlüğünü kanıtlayasın.”
5Ama eğer kötülüğümüz
Tanrı adaletini tanıtlıyorsa, buna ne
demeli? Yoksa öfkeli yargısını uygulayan
Tanrı adaletsiz mi davranıyor? (İnsansal
görüşle söz söylüyorum.) 6Hiçbir zaman! Böyle
olsaydı, Tanrı dünyayı nasıl yargılayabilirdi?
7Ama eğer benim
yalancılığımdan ötürü, Tanrı’nın gerçekliği
O’nun yüceliği yararına bollukla artıyorsa,
niçin şu ana dek bir günahlı durumunda
yargılanıyorum? 8Buna göre, “Kötülük
yapalım ki bundan iyilik çıksın” diye
mi sav yürüteceğiz? Bazı kimseler böyle
asılsız sözler ettiğimizi ileri sürerek
bize kara çalıyor. Bunları yayanlar
hak ettikleri kapsamda yargılanacaktır.
Her Can Doğruluktan
Yoksundur 9-20
9Öyleyse, biz Yahudiler
ötekilerden üstün kişiler miyiz? Kesinlikle
hayır! Çünkü bütün insanların –Yahudiler’in
de, ulusların da– günah egemenliğinde
bulunduğunu daha önce kanıtladık.
10Kitap’ta yazılı
olduğu gibi:
“Doğru olan yok, tek kişi bile..
11Anlayışla davranan
yok,
Tanrı’yı arayan yok.
12Tümü yolu sapıttı,
toplamı yararsız oldu.
İyilik yapan yok, tek kişi bile.
13Boğazları açık
gömüttür,
Dilleriyle kandırırlar.
Dudaklarının altında engerek zehiri var.
14Ağızları ilenme
ve acı sözle taşar.
15Ayakları kan dökmeye
koşar.
16Geçtikleri yollar
yıkım ve dert dolu.
17Bilmezler barış
yolunu.
18Yok gözlerinde
Tanrı korkusu.”
19Şimdi biliyoruz
ki, ruhsal yasada söylenen her şey yasa
altında bulunan kişilere söylenmiştir;
her ağız kapansın ve tüm dünya Tanrı
önünde suçlansın diye. 20Çünkü hiçbir insan
ruhsal yasada sıralanan uygulamalarla
Tanrı katında doğrulukla donatılmayacaktır.
Çünkü ruhsal yasa bireyi ancak günahı
bilme kavramına getirir.
Doğruluk Yolu Tektir
21-31
21Ama şimdi ruhsal
yasa olmaksızın Tanrı’nın insanı doğruluğa
eriştirmesi belirmiştir; hem ruhsal
yasanın hem de peygamberlerin tanıklığı
budur. 22İsa Mesih’e iman
yoluyla iman aşamasına varanların tümünü
Tanrı’nın doğruluğa eriştirmesidir bu.
Çünkü hiçbir ayrım yoktur. 23Çünkü tümü günah
işledi ve Tanrı’nın yüceliğinden yoksun
kalmaktadır. 24Onlar karşılık
ödemeksizin Tanrı’nın kayrasından yararlanarak,
Mesih İsa’da sağlanan kurtulmalık aracılığıyla
doğrulukla donatılırlar. 25Tanrı İsa’yı –kanına
iman edenlerin benimsemesi için– günahları
gideren bağışlamalık olarak sundu. Bu,
Tanrı adaletinin kesinlikle açıklanması
içindi. Çünkü daha önce işlenmiş günahlara
göz yumarak cezayı ertelemişti. 26Böyle davranmasının nedeni, adaletinin
şimdiki dönemde açıklanması içindir:
Hem kendi doğruluğu, hem de İsa’ya iman
edeni doğrulukla donattığı kanıtlansın
diye..
27Öyleyse övünmek
nerede kalıyor? Dışlanıyor. Hangi ilke
uyarınca oluyor bu dışlama? Yasa’da
buyrulan işler nedeniyle mi? Hayır,
iman ilkesi uyarınca. 28Çünkü insan ruhsal
yasada sıralanan işler olmaksızın, salt
iman ederek doğrulukla donatılır düşüncesi
üzerinde duruyoruz.
29Yoksa Tanrı yalnız
Yahudiler’in Tanrısı mı? Ulusların da
Tanrısı değil mi? Hiç kuşkusuz ulusların
da Tanrısı’dır. 30Tanrı bir olduğuna
göre sünnetlileri de, sünnetsizleri
de imanlarından ötürü doğrulukla donatacak.
31Bu ne demektir?
İman yoluyla ruhsal yasayı geçersiz
mi kılıyoruz? Hiçbir zaman! Tam tersine,
ruhsal yasayı pekiştiriyoruz.
İbrahim Doğruluğunu
Nasıl Sağlayabildi? 1-8
Öyleyse, atamız İbrahim’in beden açısından
yararı ne olmuştur? diye sorabiliriz.
2Eğer İbrahim yaptığı
işlerden ötürü doğrulukla donatıldıysa,
övünmek için bir dayanağı vardır; ama
Tanrı doğrultusunda değil. 3Çünkü Kutsal Yazı ne buyuruyor?
“İbrahim Tanrı’ya iman etti
ve bu ona doğruluk sayıldı.”
4İş yapana yaraşan
karşılık armağan niteliğinde değil,
ücret yükümlülüğünde hesaplanır. 5Buna karşı, tanrısaymazı
doğrulukla donatan Tanrı’ya iman edenin
imanı doğruluk yerine sayılır; yaptığı
işler değil. 6Nasıl ki Davut
da, Tanrı’nın işler olmaksızın doğru
saydığı insana özgü mutluluğu şöyle
anlatır:
7“Ne mutlu kötülükleri
bağışlanan, günahları örtülen kişilere!
8Ne mutlu Rab’bin
kendisine günah saymadığı insana!”
İbrahim’in Doğruluğu:
Sünnetsiz Durumdayken 9-12
9Öyleyse bu mutluluk
yalnız sünnetlileri mi, yoksa sünneti
olmayanları da mı kapsar? Çünkü İbrahim’in
imanı kendisine doğruluk yerine sayıldı
diyoruz. 10Nasıl oldu da bu
böyle sayıldı? Sünnet olduktan sonra
mı, yoksa sünnetsiz durumdayken mi?
Hayır. Sünnet olduktan sonra değil tam
tersine, sünnetsiz durumdayken sayıldı.
11İbrahim daha sünnetsizken,
sünnet simgesini imandan doğan doğruluğun
mührü olarak aldı; sünnetsiz olmalarına
karşın iman edenlerin tümüne ruhsal
baba olsun diye. Böylelikle onlara da
doğruluk sayılması amaçlandı. 12Bunun yanı sıra
sünnetlilere de baba oldu o. Salt sünnetli
oldukları için değil, babamız İbrahim’in
sünnetsizken taşımakta olduğu imanın
izlerinde yürüdükleri için.
İbrahim’in Doğruluğu:
Ruhsal Yasadan Önce 13-17
13İbrahim’e ya da
soyuna, dünyanın mirasçıları olma vaadi
ruhsal yasa aracılığıyla değil, imandan
doğan doğruluk aracılığıyla sağlandı.
14Çünkü ruhsal yasa uyarınca yaşayanlar Tanrı’dan
miras alsaydı iman boşa çıkar, vaat
da geçersiz olurdu. 15Çünkü ruhsal yasa
tanrısal öfkeye neden olur. Oysa ruhsal
yasanın olmadığı yerde suç da yoktur.
16Bu nedenle tüm
İbrahim soyuna kayra aracılığıyla sağlanması
için, vaat imana dayanmaktadır; yalnız
ruhsal yasaya bağlı olanlara değil,
İbrahim’in imanına bağlı olanlara da.
Çünkü o hepimizin ruhsal babasıdır.
17Kitap’ta yazılmış olduğu gibi: “Seni birçok
ulusun babası kıldım.” İbrahim ölüleri
yaşama kavuşturan, var olmayanı var
eden Tanrı’nın önünde iman etti.
İman Edenlerin
Parlak Örneği: İbrahim 18-25
18İbrahim umutsuzluğa
karşın umutla birçok ulusun babası olacağına
iman etti. Yazılı olduğu gibi: “Senin
soyun böyle olacaktır.” 19Bedeninin ölü denebilecek durumunu –yaklaşık
yüz yaşındaydı– ve Sarah’nın çocuk doğuramayacak
durumda olduğunu düşündüğünde imanı
sarsılmadı. 20Tanrı’nın vaadi
konusunda imansızlık edip kuşkuya düşmedi.
Tam tersine, imanda güçlenerek Tanrı’ya
yücelik sundu. 21O’nun vaat ettiğini
uygulamaya da gücü yettiğine kesinlikle
güvendi. 22Bu nedenle, imanı
kendisine doğruluk olarak sayıldı.
23Kaldı ki, ‘kendisine
sayıldı’ sözleri yalnız İbrahim için
yazılmış değildir. 24Bu sözler bizler
için de yazılmıştır. Rabbimiz İsa’yı
ölüler arasından diriltene iman eden
bizler için de iman doğruluk sayılacaktır.
25İsa, bizim suçlarımız için ölüme teslim
edildi ve doğruluğumuz için ölümden
dirildi.
Mesih’e İman Edenin
Doğruluğu 1-11
Bu nedenle, iman
sonucu doğrulukla donatılmış olarak,
Rabbimiz İsa Mesih aracılığıyla Tanrı’nın
önünde barış gönencindeyiz. 2İman ederek içinde
bulunduğumuz bu kayraya O’nun aracılığıyla
girme hakkına kavuştuk. Kavuşacağımız
Tanrı yüceliğinin umuduyla da övünç
duyuyoruz. 3Üstelik acılarımızda
bile övünç duyuyoruz. Çünkü acının sabrı
oluşturduğunu biliyoruz. 4Sabır, denenmeden
geçildiğini gösterir, denenme de umudu
oluşturur. 5Bu umut utanç getirmez.
Çünkü Tanrı’nın sevgisi bizlere verilen
Kutsal Ruh aracılığıyla yüreklerimizde
dolup taşmaktadır.
6Çünkü biz daha
güçten yoksunken, gerekli dönemde Mesih
tanrısaymazlar yerine öldü. 7Doğru kişi yerine
başka birinin ölmesini düşünmek güçtür.
Yararlı insanın yerine belki başka biri
ölme yürekliliğini gösterebilir. 8Ama biz daha günahlıyken Mesih bizim yerimize
öldü. Tanrı bize sevgisini bununla kanıtlıyor.
9İsa’nın kanı aracılığıyla
şu anda doğrulukla donatılmışsak, O’nun
aracılığıyla Tanrı’nın gelecek olan
öfkeli yargısından kurtuluş bulacağımız
daha da kesindir. 10Biz düşmanken Oğlu’nun
ölümü aracılığıyla Tanrı’yla barıştırıldığımız
göz önünde tutulsun. Ama barıştırılmış
ortamda Mesih’in yaşamı aracılığıyla
kurtuluş bulacağımız daha da kesindir.
11Hem yalnız bu kadar
da değil. Rab’bimiz İsa Mesih aracılığıyla
Tanrı bağlılığında övünç duymaktayız.
O’nun aracılığıyla şimdi barışsal kayrayla
donatıldık.
Günahın Sonucu,
Tanrı’nın Armağanı 12-19
12Bu nedenle bir
tek insan yüzünden günah nasıl dünyaya
girdiyse, günah yüzünden de ölüm dünyaya
girdi. Böylece bütün insanları ölüm
biçip geçti. Çünkü tümü günah işledi.
13Ruhsal yasa verilmeden
önce de günah dünyadaydı. Ne var ki,
ruhsal yasanın bulunmadığı yerde günah
öneme alınmaz. 14Ama ölüm Adem’in
gününden Musa’nın gününe dek egemenliğini
sürdürmüştür. Adem benzeri suçluluk
sınırını aşarak günah işlememiş olanlar
üzerinde de..
Adem gelişi beklenen kişinin bir betimidir.
15Ne var ki, tanrısal
bağış Adem’in suç işlemesine benzemez.
Çünkü eğer bir tek kişinin suç işlemesiyle
bunca insana ölüm yargısı geldiyse,
Tanrı kayrasının ve armağanının bunca
kişi yararına bollukla dağıtılması daha
da kesindir. Buysa bir tek insanın –İsa
Mesih’in– kayrasıyla oldu.
16Tanrısal armağan
o tek kişinin günahına koşut değildir.
Çünkü bir tek insanın suçu sonucunda
saptanan yargı suçlu çıkarılma oldu.
Tanrısal bağış ise bunun tersine, bir
sürü suçtan sonra doğru çıkarılmayı
sağladı. 17Suçun bir tek insan tarafından işlenerek
ölüm egemenliğini getirdiği ve bunun
o tek kişi aracılığıyla bütünlendiği
önümüzdedir. Ama kayra bolluğunu ve
doğruluk armağanını alanların, bir tek
kişi –İsa Mesih– aracılığıyla yaşamda
egemenlik sürecekleri daha da kesindir.
18Demek ki, bir tek
insanın suçluluğu yüzünden suçlu çıkarılma
nasıl bütün insanları içerdiyse, buna
koşut olarak bir tek insanın doğru çıkarma
eylemiyle yaşam doğruluğu bütün insanları
kapsamıştır. 19Çünkü bir tek insanın
buyruğa uymazlığıyla nasıl birçokları
günahlı kılınmışsa, buna koşut olarak
bir tek insanın buyruğa uymasıyla da
birçokları doğru kılınacaktır.
Kayranın Ruhsal
Yasaya Üstünlüğü 20,21
20Ruhsal yasa suçluluğun
artması için araya girdi. Ama günahın
arttığı yerde kayra da her ölçüyü aşan
bir artışla çoğaldı. 21Öyle ki, günah
nasıl ölüm yoluyla egemenlik sürdüyse,
Rab’bimiz İsa Mesih aracılığıyla sonsuz
yaşamı getiren kayra da doğrulukla egemenlik
sürsün.
GÜNAH SORUNU
Mesih’in Ölümüyle
Sağlanan Üstünlük 1-11
Öyleyse ne diyeceğiz? Kayra çoğalsın diye
günah işlemeyi sürdürecek miyiz? 2Hiçbir zaman! Günaha karşı ölmüş olan bizler
bundan böyle nasıl günah içinde yaşayabiliriz?
3Yoksa Mesih İsa’yla
bir olmaya vaftiz edilen bizlerin, O’nun
ölümüyle bir olmaya vaftiz edildiğimizi
bilmiyor musunuz? 4Çünkü vaftiz yoluyla
O’nunla birlikte ölüme gömüldük. Öyle
ki, Baba’nın görkemli gücüyle Mesih
nasıl ölüler arasından dirildiyse, biz
de günlerimizi yepyeni bir yaşamda geçirebilelim.
5Çünkü ölümünün
benzerliğinde O’nunla birleştiysek,
dirilişinin benzerliğinde de birleşmemiz
doğaldır. 6Eski insan benliğimizin
O’nunla birlikte çarmıha çakıldığını
biliyoruz; günah tutsaklığındaki beden
ortadan kaldırılsın, bundan böyle günaha
tutsaklık etmeyelim diye. 7Çünkü ölmüş kişi
günahtan özgür kılınmıştır. 8Eğer Mesih’le birlikte
öldüysek, O’nunla birlikte yaşayacağımıza
da imanımız vardır.
9Mesih’in ölüler
arasından dirilmiş olduğunu ve yeniden
ölmeyeceğini biliyoruz. Artık O’nun
üzerinde ölümün egemenliği kalmamıştır.
10Öldüğü ölüm, sadece bir kez olmak üzere
günaha karşı ölümdü; şimdi yaşadığı
yaşamı ise Tanrı için yaşıyor. 11Tıpkı bunun gibi,
sizler de kendinizi günah karşısında
ölü, Mesih İsa bağlılığında Tanrı karşısında
diri kişiler sayın.
Mesih’in Dirilişi:
Özgürlüğün Kanıtı 12-14
12Bundan böyle günah
ölümlü bedeninizde egemenlik kurmasın;
öyle ki, bedenin tutkularına uymayasınız.
13Ne de bedeninizin
parçalarını kötülük araçları olarak
günaha sunun. Bunun yerine, ölüler arasından
yaşama kavuşmuş kişiler olarak kendinizi
Tanrı’ya sunun. Bedeninizin parçalarını
da doğruluk araçları niteliğinde Tanrı’ya
yararlı kılın. 14Çünkü günah sizlere
egemen kesilmeyecektir. Çünkü ruhsal
yasa altında değil, kayra altındasınız.
Mesih İnanlısı:
Doğruluk Tutsağı 15-23
15Öyleyse, ruhsal
yasa altında olmayıp kayra altında olduğumuz
için günah mı işleyelim? Hiçbir zaman!
16Bilmiyor musunuz
ki, kimin buyruğuna uymak amacıyla kendinizi
uşak olarak sunarsanız, buyruğuna uyduğunuz
efendinin uşağı olursunuz; ya ölüme
sürükleyen günahın, ya da doğruluğa
ulaştıran söz dinleyiciliğin.. 17Ama Tanrı’ya şükürler olsun. Çünkü bir
vakitler günahın uşağı olan sizler,
artık teslim olduğunuz öğretiye gönülden
boyun eğmiş bulunuyorsunuz.
18Günahtan özgür
kılınarak doğruluğun uşakları oldunuz.
19Doğal yapınızın güçsüzlüğü yüzünden, insansal
ölçüler uyarınca konuşuyorum: Bir vakitler
bedeninizin parçalarını nasıl iğrençliğe,
bir kötülükten öbür kötülüğe uşak olarak
sundunuzsa, şimdi de kutsallığa yükselten
doğruluğun uşakları olarak sunun. 20Çünkü günahın uşağıyken,
doğruluktan özgürdünüz.
21Şu anda utanç duyduğunuz
işlerden o dönemde sanki ne ürün topladınız?
Onların sonucu ölümdür. 22Ama şimdi günahtan
özgür kılındınız. Tanrı’nın uşağı oldunuz.
Bundan topladığınız ürün yaşam kutsallığıdır;
sonucu ise sonsuz yaşamdır. 23Çünkü günahın karşılığı
ölümdür. Tanrı’nın bağışı ise Rabbimiz
Mesih İsa aracılığıyla sonsuz yaşamdır.
RUHSAL YASA – YAŞAM
RUHUNUN YASASI
Ruhsal Yasa Belirli
Bir Süre İçindir 1-6
Ruhsal yasayı tanıyanlara söylüyorum kardeşlerim:
Ruhsal yasanın insan üzerindeki egemenliğinin,
insanın yaşam süresiyle kısıtlı olduğunu
bilmiyor musunuz? 2Örneğin, evli bir
kadın kocası yaşadığı sürece ona yasayla
bağlıdır. Ama kocası ölürse, onu kocasına
bağlayan yasadan özgür kılınır. 3Şöyle ki, kocası yaşarken başka bir erkeğe
varırsa evlilik dışı cinsel bağlantıya
girmiş sayılır. Oysa kocası ölürse bu
yasadan özgürdür; başka bir erkeğe varsa
da evlilik dışı cinsel bağlantıya girmiş
olmaz.
4Kardeşlerim! Tıpkı
bunun gibi, ölen Mesih’in bedeni aracılığıyla
sizler de ruhsal yasa karşısında öldünüz.
Artık başkasına –ölüler arasından dirilene–
varmakta özgürsünüz. Bundaki amaç Tanrı’ya
ürün getirenler olmamızdır. 5Bizler bedenin
utandırıcı istekleri uyarınca yaşamaktayken,
ruhsal yasanın etkilediği günahtan doğan
utandırıcı istekler bedenimizin parçalarında
ölüme yaraşan ürünü oluşturuyordu. 6Ama şimdi tutsak
kılındığımız bağ karşısında ölmüş olduğumuzdan,
ruhsal yasadan özgür kılındık; yazılı
yasanın eski yolunda değil, Ruh’un yeni
yolunda hizmet sunalım diye.
Ruhsal Yasa: Günahın